Pasif bir manyetikte sinyal doğrudan bobinden çıkar ve kabloya girer. Bu sinyal yüksek empedanslıdır ve kablo kapasitansından etkilenir. Uzun kabloda yüksek frekanslar düşer; ses matlaşır. Aktif manyetiklerde bobinin hemen ardında bir preamp bulunur.
Bu devre pille beslenir ve iki iş yapar. Birincisi empedansı düşürür; kablo uzunluğu artık tonu belirgin biçimde etkilemez. İkincisi çıkış düzeyini yükseltir; amfinin girişi daha sert sürülür. Aktif manyetiklerin bobinleri genellikle daha az sarımlıdır.
Bunun bir sonucu vardır: bobin kaynaklı gürültü ve rezonans tepesi azalır, sonuç daha düz ve daha sessiz bir sinyal olur. Bu, ağır türlerde tercih edilen net ve sıkı karakterin nedenidir.
Eleştiri de aynı noktadan gelir. Pasif manyetiğin doğal rezonansı bir renk üretir; aktif düzende bu renk azalır.
Pratik bir konu da pildir. Dokuz voltluk pil kabloyla devreye girer; kablo takılı bırakıldığında pil boşalır.
Bu nedenle aktif gitarlarda kablo, çalışma bittiğinde çıkarılır. Pil zayıfladığında ses bozulur ve düzey düşer; bu, arıza sanılan yaygın bir durumdur. Kayıtta bir avantaj daha ortaya çıkar. Düşük empedanslı çıkış, uzun kablo ve ara kutulardan geçtiğinde bile ton kaybetmez; bu, karmaşık kurulumlarda zaman kazandırır.
Pil bölmesi de bir kullanım ayrıntısıdır. Vidalı bölmeler sahnede hızlı değişime uygun değildir; kapaklı bölmeler tercih edilir.
Stüdyomuzda aktif düzenli çalgılar için yedek pil bulundurulur ve seans sonunda kablolar çıkarılır.