Sahne monitörü, icracının kendini duyması için kurulan ayrı bir sistemdir. Salona giden hattan bağımsızdır ve içeriği farklıdır.
En basit düzen tek kanaldır. Bütün monitörler aynı karışımı çalar.
Bu düzen hızlıdır ama uzlaşmaya dayanır; herkes aynı karışımı dinlemek zorunda kalır.
İki kanal çoğu durumda yeterlidir. Bir kanal vokal ağırlıklı, diğeri ritim ağırlıklı kurulur.
Dört kanal, ayrı ihtiyaçları olan düzenlerde gerekir; vokal, davul, klavye ve gitar tarafı ayrı beslenir. Kanal sayısını artırmanın görünmeyen bir maliyeti vardır. Her yeni monitör hattı, sahnedeki toplam ses düzeyini yükseltir ve salona sızan sesi çoğaltır. Ayrıca her hat ayrı bir geri besleme riskidir; mikrofonun önündeki her hoparlör yeni bir döngü açar.
Bu nedenle doğru soru kanal sayısı değil, içeriktir.
Bir monitörde yalnız gerekli olan bulunur. Davulcunun monitörüne davul konmaz; vokal, bas ve gerekiyorsa klavye konur.
İçerik seyreltildiğinde iki kanal, kalabalık kurulmuş dört kanaldan daha net duyulur. Monitörün açısı da hesaba katılır. İcracının kulağına doğru eğilmiş bir kutu, aynı düzeyde daha net duyulur; yere düz yatan bir monitör sesin çoğunu dize gönderir.
Kanal sayısı mikserin çıkışlarıyla da sınırlıdır. Aux çıkışı sayısı, kaç ayrı karışım kurulabileceğini baştan belirler.
Stüdyomuzda prova odalarında pasif monitör düzeni kurulur ve karışım içeriği grubun yerleşimine göre belirlenir.