Ortak kullanılan bir davul seti her gün başka bir bedene hizmet eder. Bu nedenle kurulum sabit değil, ayarlanabilir olmalıdır. Üç ölçü her oturuşta gözden geçirilir.
Birincisi tabure yüksekliğidir. Uyluk yere paralel ya da kalçadan hafif aşağı eğimli durmalıdır.
Çok yüksek bir tabure, ayak basıncını azaltır; çok alçak olanı dizleri sıkıştırır ve pedal kontrolünü zorlaştırır.
İkincisi trampet yüksekliğidir. Bilek serbestçe çalışabilmeli, kollar omuzdan kaldırılmamalıdır.
Üçüncüsü hi-hat konumudur. Trampete çok yakın bir hi-hat, sol eli sıkıştırır ve çapraz tutuşta çarpışma üretir.
Bu üçü ayarlandıktan sonra tomlar ve ziller yerleştirilir. Tomların açısı, bagetin deriye dik değil hafif eğimli düşeceği biçimde kurulur. Aşırı eğim bagetin kenarını sürttürür ve deriyi erken yıpratır. Zil yükseklikleri, kolun tam açılmadan ulaşabileceği mesafeye kurulur.
Çok yüksek zil, omuzdan kaldırma gerektirir ve uzun provada yorulmayı hızlandırır. Ortak kullanımda dördüncü bir kural vardır: ayar sonrası donanım vidaları aşırı sıkılmaz. Aşırı sıkma dişleri ezer ve bir sonraki kullanıcının ayar yapmasını zorlaştırır. Dördüncü ölçü zil sehpalarının ayak yerleşimidir.
Üç ayak, tabure ve pedal alanını kesmeyecek biçimde açılır; iç içe geçen sehpalar hem sarsıntı hem takılma üretir.
Beşinci ölçü tom aralıklarıdır. Aralar çok açıldığında geçişler kolu zorlar; çok daraldığında bagetler birbirine çarpar.
Stüdyomuzda odalardaki davul setleri her seans öncesinde temel konumlara getirilir ve donanım durumu kontrol edilir.